Aydın´daki Elgit Hukuk Bürosu web sitesi bugün Boşanma Davası Şartları Nelerdir? konusunu ele aldı ve sizlerle paylaştı, hemen inceleyin. Boşanma, evlilik birliğini sona erdiren en önemli hukuki süreçlerden biridir. Türk Medeni Kanunu, boşanma davası açabilmek için belirli şartların yerine getirilmesini zorunlu kılar. Her boşanma davası, tarafların kişisel durumuna ve evlilik içindeki yaşanan olaylara göre farklılık gösterir. Ancak genel olarak bazı temel koşullar vardır.
Boşanma davası açmak isteyen kişi, öncelikle geçerli bir evliliğe sahip olmalıdır. Yalnızca resmi nikâhla kurulan evlilikler boşanma davasına konu olabilir. Dini nikâhla kurulan birliktelikler için boşanma davası açılamaz.
Eşlerden birinin boşanma talebinde bulunması yeterlidir. Karşı tarafın rızası gerekmez. Ancak dava açabilmek için Medeni Kanun’da yer alan boşanma sebeplerinden birine dayanılması gerekir. Kanunda sayılan bu sebepler şunlardır:
Zina (aldatma)
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
Terk
Akıl hastalığı
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması
Özel boşanma sebeplerinden biri ispatlanabiliyorsa davanın kabul edilme ihtimali artar. Örneğin zina veya terk gibi durumlarda mahkeme boşanmayı daha kolay karara bağlar. Eğer özel bir sebep yoksa “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” gerekçesiyle dava açılır.
Boşanma davası açabilmek için yetkili mahkemeye başvurmak gerekir. Bu mahkeme, aile mahkemesidir. Tarafların birlikte oturduğu yer mahkemesi veya davalının yerleşim yerindeki mahkeme yetkilidir.
Bir diğer önemli şart, tarafların haklı bir gerekçeye sahip olmasıdır. Mahkeme, boşanma talebinde bulunan eşin iddialarını ve delillerini değerlendirir. Tanık beyanları, mesaj kayıtları, raporlar veya fotoğraflar davada delil olarak kullanılabilir.
Boşanma davası açarken dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur, sürelerdir. Bazı boşanma sebepleri belirli sürelerle sınırlıdır. Örneğin zina sebebiyle boşanma davası, öğrenmeden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Aksi halde dava hakkı düşer.
Son olarak, davanın sağlıklı yürüyebilmesi için tarafların hukuki destek alması önerilir. Çünkü boşanma davaları yalnızca evlilik birliğinin bitmesiyle değil, nafaka, tazminat, velayet ve mal paylaşımı gibi pek çok sonuçla doğrudan ilgilidir.
Boşanma davası, aile hukuku kapsamında değerlendirilen bir dava türüdür. Türk yargı sisteminde bu davalara aile mahkemeleri bakar. Eğer bulunduğunuz yerde aile mahkemesi yoksa, asliye hukuk mahkemeleri aile mahkemesi sıfatıyla görevlendirilir.
Boşanma davaları, “özel hukuk davaları” içinde yer alır. Çünkü taraflar arasındaki kişisel ilişkiyi düzenler. Devlet, bu tür davalarda hakem konumundadır. Yani mahkeme, tarafların sunduğu iddia ve deliller üzerinden karar verir.
Boşanma davaları ikiye ayrılır:
Anlaşmalı boşanma davası: Eşlerin tüm konularda uzlaştığı durumlarda açılır. Daha kısa sürer.
Çekişmeli boşanma davası: Tarafların boşanma şartlarında anlaşamadığı durumlarda görülür. Daha uzun ve karmaşık bir süreçtir.
Her iki dava türü de aile mahkemelerinde yürütülür. Dava süreci, dilekçelerin hazırlanması, delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi ve mahkemenin karar vermesi şeklinde ilerler.
Boşanma davasının hangi türde olacağı, tarafların yaklaşımına bağlıdır. Eğer anlaşma sağlanabiliyorsa dava anlaşmalı şekilde yürütülür. Ancak çoğu durumda nafaka, velayet, tazminat veya mal paylaşımı konularında anlaşmazlık çıktığı için dava çekişmeli hale gelir.
Boşanma sürecinde en çok merak edilen konulardan biri, mal paylaşımının aynı davada yapılıp yapılamayacağıdır. Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma davası ile mal paylaşımı davası birbirinden ayrı davalardır. Yani boşanma davası açıldığında mahkeme, doğrudan mal paylaşımı hakkında karar vermez.
Boşanma davası sırasında yalnızca evlilik birliğinin sona erdirilmesine, nafaka, tazminat ve velayet gibi konulara karar verilir. Mal paylaşımı ise ayrı bir dava ile talep edilmelidir. Bu dava, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılabilir.
Evlilik içinde edinilen mallar, edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında değerlendirilir. Bu rejime göre evlilik boyunca alınan mallar eşit şekilde bölüştürülür. Kadının ev işleri yapması dahi katkı olarak kabul edilir.
Mal paylaşımı davası açılabilmesi için boşanma kararının kesinleşmesi gerekir. Kesinleşme şerhi alınmadan mal paylaşımı talebi yapılamaz. Bu nedenle boşanma davası ile mal paylaşımı davası ayrı ayrı yürütülür.
Ancak uygulamada bazı durumlarda boşanma davası ile birlikte mal paylaşımı davası da açılabilir. Mahkeme, boşanma kesinleşmeden mal paylaşımı hakkında hüküm vermez, fakat dosyalar birleştirilebilir. Bu durum, süreci daha düzenli hale getirebilir.
Mal paylaşımı davaları da aile mahkemelerinde görülür. Dava süreci uzun sürebilir çünkü mal varlığının tespiti, değerlerin hesaplanması ve bilirkişi raporlarının alınması gerekir.
Eşlerden biri mal paylaşımı hakkından feragat edemez. Çünkü bu hak, boşanma kesinleştiğinde yasal olarak doğar. Tarafların yazılı anlaşma yapması mümkündür ancak mahkeme bu anlaşmayı inceleyerek hukuka aykırılık olup olmadığını değerlendirir.
Boşanma davası açabilmek için Türk Medeni Kanunu’nda sayılan şartların bulunması gerekir. Bu şartların başında geçerli bir evlilik ve hukuken kabul edilen boşanma sebepleri gelir. Boşanma davaları aile mahkemelerinde görülür ve özel hukuk davaları içinde yer alır. Anlaşmalı veya çekişmeli olarak yürütülebilir.
Mal paylaşımı davası ise boşanma davasından ayrı açılır. Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra taraflar, evlilik boyunca edinilen mallar üzerinde haklarını talep edebilir. Her iki süreçte de tarafların hak kaybı yaşamaması için hukuki destek alması önemlidir.