MENÜ

Kripto Para Alım Satım Sözleşmesi Emsal Kararı17.5.2024

Kripto Para Alım Satım Sözleşmesi Emsal Kararını siteden inceleyebilir ve benzer bir hususla karşı karşıya kaldığınızda uzman avukatlarımızdan destek alabilirsiniz.

T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/915 Esas
KARAR NO:2020/278 Karar

DAVA :Alacak
DAVA TARİHİ:15/10/2019
KARAR TARİHİ:02/07/2020

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirket ile kripto para alım satımı için sözleşme imzaladığını, bunun sonucu olarak bu şirket üzerinden bazı kripto paraları satın alması için müvekkilinin banka hesabından şirket hesabına değişik zaman ve miktarlarda paralar yatırdığını, bu paralar ile bazı kripto paraları satın aldığını, müvekkilinin davalı şirketten, 9455 adet xrp(ripple), 95.000(ortalama) adet digibyte ve 160 adet cardano isimli kripto paraları satın aldığını, bu paraların alım satım işlemleri için şirket bünyesinde bulunmadığını, şirket ile hiçbir şekilde telefonla veya başka türlü iletişime geçmenin mümkün olmadığını, mail adreslerine gönderdikleri e-postaların iade edildiğini, davanın kabulü ile, müvekkilinin kripto paralarının aynen iade edilmesine, olmadığı takdirde karar tarihindeki satış bedeli üzerinden Türk Lirası olarak ödenmesini, şimdilik 10.000,00TL´sinin faizi ile birlikte ödenmesini, fazlaya ilişkin alacaklarının tespitine karar verilerek yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının, kripto para satın almak üzere davalı şirket hesabına yatırılan bedelin ya da kripto paraların aynen iadesi istemine dayanan alacak davasıdır.

Davacının dilekçesindeki delillerin toplanması için ... ile ... Bankası A.Ş. Şe müzekker yazılmış, davcının davalı şirkete göndermiş olduğu tutarları gösterir hesap hareketleri dosyamız arasına alınmıştır.

HMK.nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninde olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır.
HMK´ nın 138. Maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Mahkememizce taraflar 13/02/2020 tarihli ve sonraki duruşmalar davet edilmiş, davalının yokluğunda davacının katılımı ile duruşma icra edilmiş ve davacının bu husustaki beyanları alınmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu´nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir.
Somut olayda uyuşmazlık; davacının kripto para satın almak üzere davalı şirket hesabına gönderilen mevduat karşılığı davacı adına kripto para atın alınıp alınmadığı, bunların davacı uhdesinde olup olmadığı, kripto paraların ya da davacının ödediği tutarın aynen davalıdan alınıp davacıya iadesine karar verilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/f.k ve l) bendi gereğince; "k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ifade etmektedir."
Aynı Kanunun Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler başlıklı 49 / 1. maddesi gereğince "Finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir".

Aynı Kanunun 73/1. Maddesi gereğince" Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir". 83/ 2.maddesi ise " Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez" hükmünü amirdir.
Bu açıklamalar ışığında davacının yatırım amacı ile işlem yapması ve sözleşme akdetmesi yukarıda sayılan yasa maddeleri uyanca davayı ticari dava haline getirmez. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 08/05/2017 tarih 2017/139 E., 2017/186 Karar ve 25/10/2019 tarih 2018/1401 Esas 2019/1375 Karar sayılı kararları ile aynı hususun altını çizmiştir.

Finansal hizmetlerin tüketici işlemi kapsamına alındığı yasal düzenlemelerden anlaşılmaktadır. Eş anlatımla işin sadece finansal olması işlemin tüketici işlemi olmadığını göstermeyecektir. Doktrinde de tasarruf sahibinin bireysel yatırımcının bir aracı kurum ile çerçeve sözleşmesi imzalanması tüketici işlemi olduğu ve tüketici mahkemelerinin görevli olduğu da belirtilmektedir. ( Doç. Dr. N. Füsun Nomer Ertan; Sermaye Piyasası Hukuku Toplantı Serisi - Tebliğler Tartışmalar, sayfa 24-25 )(Ankara Bölge Adliye Mahkemesi´ nin 21/10/2019 tarih 2019/1448 E., 1256 Karar sayılı kararı)
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi tüm bu değerlendirmeleri ortak olarak 13/02/2017 tarih 2015/12871 E., 2017/735 sayılı kararında vurgulamış ve Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından aynı konuda verilen kararın Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle bozulmasına karar vermiştir.

Tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi ve ticaret mahkemesinde görülebilmesi için ya mutlak ticari dava olması ya da her iki tarafın tacir olması ve işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekmektedir. Ayrıca dosyamız arasına alınan ... Bankası ve .... Müzekkere cevaplarından da anlaşılacağı üzere davacının en büyüğü 5.000,00 TL olan işlem hacmi davacının tacir sayılması için de yeterli değildir. Davacının yatarım amaçlı dahi olsa kripto para satın alması bunu tek başına tüketici işlemi olmaktan çıkarmayacaktır. Bu durumda, mahkememiz dava konusunda uyuşmazlığa bakma konusunda görevli olmayıp, uyuşmazlığa bakma görevi Tüketici Mahkemesine aittir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmesi dahi yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiğinden mahkememizce göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usul yönünden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,

2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK’nun 331 mad. uyarınca Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,
4-HMK 20.maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına,
Dair, davacı tarafın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2020

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

Whatsapp