MENÜ

Trafik Kazası Geçiren Aracın Trafik Sigortası Yoksa14.12.2020

Trafik Kazası Geçiren Aracın Trafik Sigortası Yoksa ne yapmak gerekir. Bu konuda malesef ülkemizde bu konu ile ilgili pek çok sorun ve dava karşımıza çıkmaktadır. Detaylı bilgi için hemen bize ulaşınız.

Trafik kazalarındaki araç sahipleri KTK 85 maddesinde yer alan detaylara göre araçların tamamında sigorta yapmaları zorunlu olmak zorundadır. Günümüzde sigortasını yaptırmayan araçların trafiğe çıkışı yasaktır. Yasak olmasına rağmen trafikte bulunan araçların vermiş olduğu zararlardan dolayı üçünkü kişiler için zarar görülmesi hallrinde mağdur olunmasını engellemek nedeni iel güvence hesapları kurulmuştur.

Bu gibi durumlarda kazaya sebep olanlar için trafik sigortası bulunmasa dahi güvence hesaplarından söz konusu kayıplar tazmin edilmektedir.

Trafik kazası geçiren araçlarda sigorta bulunmuyorsa ve dava açmak istiyorsanız Elgit Hukuk Bürosu numaralarını arayarak işinin ehli, uzman avukatlarımızdan destek alabilirsiniz.

Trafik kazası avukatlarının yer aldığı firmamız sizlere bir telefon kadar yakın.

-------

YARGITAY KARARLARI
 

17. Hukuk Dairesi         2017/4195 E.  ,  2019/9663 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaptığı tek taraflı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacıların kızı ... öldüğünü, davacıların ölen kızlarının desteğinden yoksun kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL. maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 04.09.2013´ten işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 20.02.2014 tarihli artırım dilekçesiyle, taleplerini davacı ... için 18.097,72 TL´ye, ... için 20.982,26 TL´ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, hatır taşıması ve ehliyetsiz sürücünün aracına binme nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 13.573,29 TL, Nurcan için 15.736,70 TL. destekten yoksun kalma tazminatının, temerrüt tarihi olan 04.09.2013´ten işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan
tahsiline dair verilen hükmün, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 26.12.2016 tarih, 2014/14866 Esas ve 2016/11906 Karar sayılı ilamı ile; "davacılar desteği ..., ehliyetsiz sürücünün aracına binmekle müterafik kusurlu olup olmadığının ve TBK´nun 52. maddesi uyarınca maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin hükümde tartışılmamasının doğru olmadığı; davalı tarafından trafik sigortalı araç hususi araç olduğundan temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğu; davacılar desteğinin davalının sigortaladığı araçta hatır için taşındığı kabulü yerinde olmakla birlikte % 25 indirim oranının yüksek olduğu; hatır indirimi nedeniyle davanın kısmen reddinde, davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiği" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 11.582,54 TL, Nurcan için 13.428,64 TL. destekten yoksun kalma tazminatının 04.09.2013´ten işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan yargılamada delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar lehine hesaplanan tazminattan, yasa gereği ve takdiren yapılan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimleri sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, Dairemizin önceki bozma ilamında da bozma sebebi yapıldığı halde, bozmaya uyarak yeniden hüküm tesis eden mahkemece, davalı yararına red vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK´nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle
1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 6. bendindeki "davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT´ye göre davanın red edilen kısmı yönünden her bir davacının talebi yönünden ayrı ayrı yapılan hesaplama sonucu 1.980,00 TL. vekalet ücretinin davacı ...´dan, 1.980,00 TL. vekalet ücretinin davacı ...´dan ayrı ayrı tahsili ile davalıya verilmesine" ibaresinin hükümden çıkartılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 21/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler