MENÜ

Trafik Kazası Tazminat Hesaplaması Nasıl Yapılır07.12.2020

Trafik Kazası Tazminat Hesaplaması Nasıl Yapılır? En çok aranan konulardan biri olan tazminat hesaplama mantığı ile alakalı kısa bilgileri Elgit Hukuk sitesinde sizlerle paylaştık. Hemen bizi arayarak avukatlarımızdan profesyonel bilgi alabilirsiniz.

Yaşanan trafik kazaları neticesinde vefat eden kişi yakınları kaza geçirerek vedat eden kişi için ödenecek olan tazminat tutarı sigorta poliçelerinde üst sınırdan değerlendirilmektedir. Kazazedeler ve yakınlarının alacağı tazminatı için net bir cevap vermek pek mümkün değildir. Mağdurun yakınlarına ödenecek olan tazminat konusunda uzman kişilerin hesaplama yapması gerekmektedir.

Bu hesaplama için çok fazla detay yer almaktadır. Örneğin hayatını kaybeden kişinin yaşı, ailesinin bütçesine katkısı, geride kalan yakınlarının sayıları dikkat edilecek hususlardan bazılarıdır. Misal verecek olursak 59 yaşındaki bir kişinin kaza sebebi ile vefat etmesi ile 19 yaşındaki bir gencin kaza nedeni ile vefat etmesi hallerindeki tazminat tutarlarında farklılıklar olacaktır.

Trafik kazası tazminatlarının hesaplanmalarında ölen kişilerin, kazazedelerin ekonomik durumları ve uğradıkları zararların tam olarak tespit edilmesi oldukça önemlidir. Bu hesaplamalarda tam ispat gereklidir. Şayet tam ispat edilemez ise, asgari ücret üzerinden zararların hesaplanması ve daha düşük miktarlarda hak sahiplerine ödenecek tazminatlar olacaktır.

Sizde işin ehli avukatlarımız ile tazminat hesaplatma ve tazminat davalarına katılma taleplerinizi bize iletebilirsiniz. Elgit Hukuk Bürosu sizlere trafik kazası tazminatı alma konusunda işinin ehli, uzman avukatlar ile hizmet verecektir.

----------

YARGITAY KARAR ÖRNEKLERİ

9. Hukuk Dairesi         2018/8442 E.  ,  2019/18799 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...’nün davalı şirkette uluslararası tır şoförü olarak 01.06.1993-08.12.2007 tarihleri arasında çalıştığını, takriben yılda 24 sefer yapıp asgari ücret ve her yurt dışı seferine karşılık 410 Euro ücret aldığını, bayram-genel tatil günlerinde çalıştığını ancak ücretinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve iş sözleşmesinin 08.12.2007 tarihinde vefatı üzerine sona erdiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ücretli izin ve ulusal bayram-genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kıdem tazminatı dışındaki taleplerinin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacıların murisinin işyerinde kamyon şoförü olarak çalıştığını, sefere gönderilmek üzere telefonla arandığında kendisine ulaşılamadığını, adresine gönderilen işe davet bildiriminin “ vefat etmiştir ” şerhi ile iade olunması üzerine ailesi ile irtibat kurulduğunda vefat ettiğinin öğrenildiğini, davacının 01.06.1993-08.12.2007 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde sürekli bir çalışması olmayıp, çalışma süresinin SGK kayıtlarında görülenlerden ibaret olduğunu ve davacının işyerindeki çalışmaları fasılalarla gerçekleşmiş olup, davacıların murislerinin kendi iradesi ile işi bıraktığını, davacıların murisinin müvekkili şirkete ait tır ile yurt dışında trafik kazasına sebebiyet vererek can ve mal kaybına neden olduğundan interpol aracılığı ile aranacağı ve tutuklanacağı korkusu ile iş bıraktığını ve bu kaza nedeniyle şirketi büyük zarara uğrattığı gibi, Tekirdağ Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanarak mahkum olduğunu, müvekkili şirkete verdiği zararın tazmini için müracaatta bulunulmamış ise de, fahiş ve mesnetsiz talepler karşısında davacıların murisinin sebebiyet verdiği trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın takas ve mahsubunu talep etmek zorunluluğu doğduğunu, davacıya hak ettiği tüm ücretlerinin bordrolarla tahakkuk ettirilip ödendiğini, sefer başına 410 Euro aldığı ve yılda 24 sefer yaptığı iddialarının gerçek dışı olup, seferlerde ödenen yolluğun sefer yapılabilmesi için gerekli otoyol ücreti, harç, konaklama, otopark ve araca ait yakıt giderleri karşılığı olduğundan sefer primi olarak nitelendirilemeyeceğini ve bu nedenle ihbar-kıdem tazminatı hesabına esas ücretin tespitinde nazara alınamayacağını savunarak, davanın zaman aşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini, davacıların bir alacağının doğması halinde sebebiyet verdiği trafik kazası nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı 80.000,00 TL. maddi zararın takas-mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda 2008/284 Esas 2012/39 Karar sayılı ilamı ile kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve bayram ve genel tatil ücreti alacağı taleplerinin kısmen kabulüne, takas mahsup def´inin yerinde olmadığına karar verilmiştir. Davalı vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce; "Somut olayda, davacının birden fazla talebi olduğu halde hüküm “1- Davacının davalı aleyhine açmış olduğu kıdem tazminat alacağı, ücretli izin alacağı ve bayram-genel tatil ücret alacağı ile ilgili davasının 20.11.2011 tarihli bilirkişi raporundaki hesap miktarı baz alınarak ve ıslah dileçesindeki taleplerle bağlı kalınarak kabulüne, bayram genel tatil ücret alacağından %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasına
2-Davalının takas-mahsup talebinin yerinde olmadığından reddine” şeklinde açıklanmıştır.
Bu şekilde kurulan ve açıklanan hükümde taraflara yüklenen hak ve borçların açık ve şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde belirtilmediği ortadadır.
Açıklanan hüküm sonucunda davacının hangi taleplerinin reddedildiği, yargılama giderlerinin (masraf ve vekalet ücretleri) ne şekilde hüküm altına alındığı, kanun yoluna başvurma süresinin ne kadar olduğu Yasanın emredici hükmüne rağmen açıkça belirtilmemiştir.
6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Yukarıda belirtildiği üzere duruşmada açıklanan hüküm sonucu ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun da aynı olduğu söylenemez.
Bu nedenlerle 6100 sayılı yasanın 297, 298/2 ve 321. maddelerinde belirtilen zorunlu unsurların hiç birisini taşımadığı anlaşılan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” şeklinde karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, 2012/604 Esas ve 2012/1068 Karar sayılı kararı ile, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve bayram-genel tatil alacaklarının hangi miktarlar için kabul edildiği, hangi alacağa ne miktar ve hangi tarihten itibaren faiz işletileceği kararın tefhim edildiği duruşmada ve gerekçeli kararda birbiriyle uyumlu şekilde açıklanmıştır. Söz konusu kararın da davalı vekilince temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2013/5043 Esas ve 2013/9956 sayılı ilamı ile, "Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının tanık beyanları ve yurda giriş çıkış kayıtlarına göre 13/04/1998-08/12/2007 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kabul edilmiş ise de, emeklilik sonrası SGK.ya bildirilen kayıtlı çalışması olmayan davacının hizmet süresinin tespitinde daha ziyade yurda giriş çıkış kayıtları dikkate alınmıştır. Ancak yurda giriş çıkış kayıtlarının tetkikinde davacının kabul edilen hizmet dönemi içinde olmak üzere Nortans isimli şirket adına yurda giriş çıkış yaptığı görülmektedir. Davacı vekili bu şirket ile davalı şirket arasında organik bağ olduğunu iddia etmiş ise de, bu iddianın gerçekliği üzerinde durulmadan, gerekli araştırma yapılmadan bu şirket nezdinde geçen çalışma da davalı nezdinde geçmiş gibi kabul edilmiştir. Gerekli araştırma yapılmadan yazılı şekilde hizmet süresinin kabulü hatalıdır. Bu yönde gerekli araştırma yapılmalı, ticaret sicil kayıtları getirtilmeli toplanan deliller dosya içindeki diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek hizmet süresi belirlenip sonuca varılmalıdır.
3-Davalı vekili davacıların murisinin kullandığı tırla Macaristan´da neden olduğu kaza nedeni ile çekici ve dorsede meydana gelen zararın (pert nedeni ile) hüküm altına alınacak alacaklardan mahsubunu talep ederek takas definde bulunmuş ve birtakım fatura ve sair belge sunmuştur. Ayrıca ceza dosyası içindeki evrakın getirtilmesini istemiş, Volvo´dan fiyatın, trafik müdürlüğünden aracın trafik kaydının silinip silinmediğinin sorulmasını talep etmiş ancak mahkemece davalı vekilinin bu talebi karşılanmamıştır.
Mahkemece ceza dosyası veya içindeki ilgili evrak getirtilmeli, davalı taraftan tam olarak talebinin neye ilişkin olduğu sorularak açıklattırılmalı, gerekirse hasar ve kusur konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalıdır. Eksik inceleme ile talebin reddi doğru olmamıştır.
4-Mahkeme tarafından benimsenen bilirkişi raporunda tüm milli bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmış gibi hesaplama yapılmıştır. Tanıklar işçinin seferde iken çalıştığını beyan ettiğinden dosya içinde bulunan yurda giriş çıkış kayıtlarına göre bu alacak hesaplanmalı ve davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak alacak hüküm altına alınmalıdır.
5-Mahkeme kararında;
“4- Harç peşin alınmış olmakla yeniden alınmasına yer olmadığına,
5-1.169,18.-TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 857,13.-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,” şeklinde hüküm kurulmuştur. Harcın devlet alacağı olduğu dikkate alındığında hüküm altına alınan toplam miktar üzerinden karar tahinde yürürlükte olan Harçlar Tarifesine göre hesap edilen karar ve ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harcın davalıdan alınarak Hazine´ye gelir kaydına, davacı tarafından yatırılan ve toplam harçtan mahsup edilen peşin harcın ise davalıdan alınarak davacılara verilmesine yönelik hüküm kurulmalıdır. Yazılı şekilde tereddüde neden olacak şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır." gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bu bozma kararına uyulmuş, davacıların murisinin, adına yurda giriş çıkış yaptığı ... Uluslararası ...Tic.A.Ş ünvanlı şirket ile davalı şirketin ticaret kayıtları celp edilmiş, ortaklı yapılarının benzer olduğu ayrıca davacıların murisinin 2001-2003 yılları arasında yurda giriş-çıkışta kullandığı aracın davalı şirkete ait olduğu görülmüş, davalı ile ... Uluslararası ...Tic.A.Ş ünvanlı şirket arasında fiili ve organik bağ bulunduğu kabul edilerek, hizmet süresi 13/04/1998-08/12/2007 arası olarak kabul edilmiş, davacıların murisinin kullandığı tırla Macaristan´da neden olduğu kaza nedeni ile çekici ve dorsede meydana gelen zararın hüküm altına alınacak alacaklardan mahsubunun yapılabilmesi için hasar ve kusur konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, mahsuba konu alacak miktarının 13.400,03 TL olduğu kabul edilmiş, bu miktar davacı alacaklarından mahsup edilmiş, bu mahsuba göre hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacıların murisi müteveffa Fuat davalı şirkette uluslararası tır şoförü olarak çalışmış olup yurtdışına sefere çıktığında ışıklı sistemin bulunduğu henzemin geçitte kırmızı ışığa dikkat etmeyerek Macaristan´da tren yoluna girmiş, trenin raydan çıkarak bir kısım yolcunun yaralanmasına ve kullandığı davalı şirkete ait aracın zarar görmesine sebeb olmuştur. Uluslararası tır şoförü olan bir kişinin kırmızı ışığa uymayarak henzemin geçide girmesi nedeniyle meydana gelen kazada adı geçenin yargılandığı ceza dosyasında da belirlendiği üzere tüm kusur kendisindedir. Davalı işverene veya Macaristan demiryollarına olayın oluş şekli gözetildiğinde kusur atfı mümkün değildir. Hal böyle iken bilirkişi hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle işverenin % 20, demiryollarının % 20 işçinin % 60 kusurlu olduğu şeklindeki belirlemesi yerinde değildir. Mahkemece yapılacak iş olay nedeniyle müteveffa işçiyi tam kusurlu kabul ederek mahsup işlemini buna göre yapmaktır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

  • İş Kazasında Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
    Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ile ilgili yaptığınız aramalarda rastladığınız Elgit Hukuk web sitesinden pek çok bilgiye erişebilir ve avukatlardan profesyonel destek alabilirsiniz. ...
  • Vergi Kaçakçılığı Suçu
    Vergi Kaçakçılığı Suçu Avukatları - Türkiye´nin En iyi Avukatları Elgit Hukuk Bürosu bünyesi altında sizlere hizmetlerini sunmaktadır. ...
  • Trafik Kazalarında Açılabilecek Davalar
    Trafik Kazalarında Açılabilecek Davalar ile ilgili kısa bilgilendirmeler şeklindeki içeriklerimizi internet sitemizden hemen inceleyebilir ve sorularınız için bizi arayabilirsiniz. ...