MENÜ

Tutuklama Kararı Şartları (CMK m. 100)12.08.2019

Tutuklama kararı ve tutukluluğa itiraz nedir, tutuklama kararı kim verir ? Tutuklama kişinin hürriyetini kısıtlayıcı bir koruma tedbiridir. Anayasa’nın 19. maddesi uyarınca suçluluğu hakkında kuvvetli şüphe bulunan kimseler; kaçmalarını, delillerin yok edilmesini yahut değiştirilmesini önleme amacıyla tutuklanabilecektir. Bahsedilen tutuklama koruma tedbiri hakim tarafından şüpheli ya da sanıklar hakkında verilir. Tutuklama kararı vermeye soruşturma evresinde Sulh Ceza Hakimliği, kovuşturma evresinde ise mahkeme yetkilidir. Tutuklama kararı ancak bir hakim tarafından verilebilir.

Tutuklama tedbiri ceza mahkemeleri aracılığıyla yapılmakta ve insan hayatına ciddi bir müdahale oluşturabilmektedir. Bu anlamda haksız olarak verilen tutuklama kararlarına karşı kişinin gerekli yasal yollara başvurması önem arz etmektedir.

* Tutuklama kararı verilebilmesi için ilk şart, şüpheli veya sanık hakkında “kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular” bulunmasıdır.

* Kuvvetli suç şüphesi varsa, ayrıca bir “tutuklama nedeni” de bulunmalıdır (CMK md. 100/1).

Tutuklama konusunda tali ceza davası yargılaması yapacak hakim veya mahkeme, öncelikle kuvvetli suç şüphesinin var olup olmadığını değerlendirecektir. Şüpheli veya sanığın suç işlediğine dair kuvvetli suç şüphesi varsa, ayrıca bir tutuklama nedeni olup olmadığına bakılacaktır. Bir tutuklama nedeni de varsa, mahkeme tutuklama kararı verebilecektir.

Bir tutuklama sebebinin mevcut olduğu varsayılan haller şunlardır:

* Şüpheli veya sanığın “kaçması veya kaçması şüphesini uyandıracak somut olguların varlığı” halinde bir tutuklama nedeni olduğu kabul edilir (CMK md. 100/2),
* Şüpheli veya sanığın “delillerin karartılacağı” konusunda kuvvetli şüphe halinin varlığı bir tutuklama nedenidir (CMK md. 100/2),
* Katalog suçlar, yani kanunda açıkça tutuklama sebebi olarak gösterilen suçların işlendiği hususunda kuvvetli suç şüphesi varsa bir tutuklama nedeninin de mevcut olduğu kabul edilir (CMK md. 100/3). Yani, katolog suçlardan birinin işlendiği hususunda kuvvetli şüphe varsa, şüpheli veya sanığın kaçacağı veya delilleri karartma ihtimalinin bulunduğu kendiliğinden varsayılır. Örneğin, kasten adam öldürme veya yağma suçu işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebepleri varsa, bir tutuklama nedeni olduğu kendiliğinden kabul edilir.
 

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler