Tutuklama Kararının Amacı Nedir? Aydın Avukatlık Bürosu olan ELGİT HUKUK´un web sitesinde yer alan numaralardan hemen destek alabilirsiniz.
Tutuklama, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli ve sanığın özgürlüğünün hakim kararı ile sınırlandırılarak tutukevi denilen, halk arasında cezaevi ve mahpushane olarak ifade edilen yere konmasını ifade etmektedir.
Tutuklama kararı, şüpheli veya sanık hakkında verilir. Şüpheli, soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi; sanık ise, ceza davası ile kovuşturmanın başlamasından (iddianamenin kabulünden) hükmün kesinleşmesine kadar geçen sürede suç şüphesi altında bulunan kişiyi ifade eder (CMK m.2 (1), a-b).
Tutuklama kararının iki temel amacı vardır:
* Delillerin korunmasını sağlamak: Şüpheli veya sanığın davranışları; tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma girişiminde bulunma hususunda kuvvetli şüphe oluşturuyorsa, delilleri korumak amacıyla tutuklama kararı verilebilir. Ceza muhakemesinde, belge, beyan ve belirti olmak üzere üç çeşit delil vardır. Şüpheli veya sanığın, herhangi bir delili karartma, yok etme, vasfını değiştirme vb. gibi bir girişimde bulunabileceği somut davranışlarından anlaşılıyorsa tutuklama kararı verilmesi mümkündür.
* Şüpheli veya sanığın kaçmasını önlemek: Şüpheli veya sanığın davranışlarında, kaçma hususunda somut olgulara dayanan kuvvetli suç şüphesi varsa, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. Hemen özellikle belirtelim ki, kaçma şüphesi somut olgulara dayanmalıdır. Somut olgulara dayanmadan kişinin kaçacağı yönünde subjektif değerlendirmeler tutuklama nedeni olarak kabul edilemez.
(Tutuklama kararı, esasen şüpheli ve/veya sanık tarafından delillerin karartılmasını önlemek ve suç işlediği yönünde kuvvetli şüphe bulunan şüpheli ve/veya sanığın kaçmasını önlemek maksadıyla verilmektedir. Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişi ceza hukuku anlamında şüpheli, kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişi ise sanığı ifade etmektedir. Tutuklamanın temel nedeni delillerin korunmasını sağlamaktır. Zira delillerin korunması yargılamanın selameti açısından oldukça elzemdir. Örneğin yargılama süresince hakkında tutuklama tedbiri uygulanmayan şüpheli, suçun ispatını sağlayacak delilleri ortadan kaldırabilir. Bu hususa örnek olarak şüphelinin suç aletini (bıçak, silah ve benzeri sair) ortadan kaldırması verilebilir. Yine bir başka örnekte, bir cinsel istismar davasında, suç işlediği yönünde kuvvetli emareler olduğu halde yargılama süresince tutuklanmayan şüpheli, mağdur ve/veya ailesi üzerinde baskı kurabilir. Keza şüphelinin tutuklanmamış olması durumunda mağdurun suça konu olaylar nedeniyle yaşadığı psikolojik travma artarak katlanabilir. Dolayısıyla tutuklama tedbirinin bu gibi hallerde, elzem olduğu söylenebilir.)